Cilt Bakımı Ve Güzellik
agiz_kokusu_nasil_onlenir

Ağız kokusuna bitkisel çözümle son verin

 

 

Kötü bir ağız kokusu, birçok insanın yaşamını etkileyen, kişisel ve iş ilişkilerini sınırlayıp, her 4 kişiden birinde görülen bir problemdir. Kişinin günlük beslenmesinden sonra veya sabah uyandığında ağızda oluşan kötü koku, fizyolojik bir ağız kokusu olarak adlandırılır ve bu bir hastalık belirtisi değildir. Kötü bir nefes, kişide özgüven eksikliğine neden olmakla birlikte, birçok psikolojik soruna da yol açabilecek bir rahatsızlıktır.

 

 

Bunlar dışında meydana gelen ağız kokusu diğer hastalıkların ise bir belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Bu ise patolojik ağız kokusu olarak tanımlanabilmektedir. Nefes kokusu, şeker hastalığı(aseton kokusu gibi), karaciğer yetmezliği, akciğer enfeksiyonlarının (pnömoni, bronşit vs.) yol açtığı ya da ağız kuruluğu, yetersiz ağız hijyeni, tütün ve alkol ürünleri, diş çürükleri ve diş eti hastalıkları, sindirim sistemi bozuklukları da ağız kokusunun oluşmasına neden olabilir.

 

Besinlerin gerektiği şekilde sindirilemediği zaman sindirim kanalında açığa çıkan gazlar kişinin isteği ve bilgisi dışında ağza yükselmektedir.

 

Şeker, gut ve diyaliz hastalarında da ağız kokusu görülmektedir. Bu tür hastalarda kimyası değişen kan gazlarının akciğerler yoluyla dışarıya atılması kötü nefes sorunlarına da yol açmaktadır.

 

Ağız kokusu %90 oranlarında ağız kaynaklı sebeplerden, %1 oranlarında sindirim sisteminden, %1 oranlarında metabolik , %8 ise üst solunumdan kaynaklı olabilmektedir.

 

Patolojik kökenli ağız kokusu için diş hekiminizin yönlendirmeleri ile hastaların uygun tedaviyi olması altta yatan hastalığında tespitini kolaylaştıracaktır.

 

 

Ağız Kokusunun Sebepleri

 

 

  • Karaciğer yetmezliği ve bunun benzeri karaciğer hastalıkları ağız kokusuna neden olabilmektedir.

 

  • Sinüs ve akciğerlerden kaynaklı enfeksiyonlar sonucunda da ağız kokusu meydana gelebilmektedir.

 

  • Siyanür ile bazı toksik kimyasallar ağız kokusuna neden olmakta, bu yüzden kimyasal zehirlenme ağızda acı badem gibi tanıdık bir koku üretmektedir.

 

  • Diş araları, dil üzeri ve diğer çevre dokularda biriken yiyecek artıkları da ağız içerisindeki bakteriler aracılığı ile kötü kokulu bileşiklerinde oluşmasına neden olmaktadır.

 

  • Protez kullanan kişilerde; iyi temizlenmemiş protezler de aynı şekilde ağız kokusunun daha da şiddetli hissedilmesine neden olabilmektedir.

 

  • Şeker yani diyabet hastalığı olan kişilerde de ağız kokusu oluşur ve bu koku genellikle aseton kokusuna benzetilir. Bunun sebebi şeker hastalığı oldukları içindir.

 

  • Yenilen bazı yiyeceklerde(soğan, sarımsak, balık, peynir, et vb.) nefesimizin kötü kokmasına sebep olabilmektedir. Sadece dişlerin ve dilin temizlenmesi ile bu koku ortadan kalkmaz. Bununla birlikte kokuya neden olan yiyecek tamamı ile vücuttan atıldığında koku gidecektir.

 

  • Böbrek yetmezliği rahatsızlığı ise ağızda balık kokusuna benzer bir koku oluşturabilmektedir.

 

  • Belli bazı ilaçların sürekli kullanımında, tükürük bezleri ile ilgili hastalıklarda da ağız kokusuna neden olmaktadır.

 

  • Tütün ve alkol ürünlerinin kullanımı da ağız kokusuna neden olabilir. Bu alışkanlıklardan vazgeçilmediği sürece ağız kokusu yine devam edecektir.

 

  • Tükürük bezleri ise ağızda kokuya neden olan gıda artıklarını temizlemede yardımcı olur.

 

 

Tiplerine Göre Ağız Kokusunun Nedenleri

 

 

 Fizyolojik Ağız Kokusu

 

Sabahları ortaya çıkan ve uyandıktan birkaç saat sonra kendiliğinden kaybolan bir ağız kokusu ise bu fizyolojik bir ağız kokusudur. Her insanda az ya da çok bir ağız kokusu mevcuttur.  Uykunuz sırasında tükürük akışı azalır ve kötü kokunun çıkmasına neden olan ağızdaki bakterilerin de etkinliği artmaya başlar.  Bununla birlikte ağız kokusuna neden olabilecek ne patolojik ne de spesifik bir bulgu ortada yoktur. Tedavi gerekmez, çünkü edilse dahi tekrar ortaya çıkacaktır.

 

 

Dil Kokusu

 

Dil, volatil aromatik gazlar üreterek ağzımızda kötü bir kokuya neden olmaktadır. Dil sırtında koku kaynağı var ise ve dil kokusu tedavisine cevap veriyorsa ya da çinko veya dil temizliği ile de bastırılabiliyorsa tip 1 sınıfına yani dil kokusuna girer.

 

Dilin derin çukurlarına yerleşip kalan bakteriler, salya ve besinlerdeki proteinlerden uçucu kükürtlü bileşiklere parçalamaktadır. Aslında ağız kokusunun sebebi uçucu kükürtlü bileşiklerdir.

 

 

Boğaz-sinüs Nedenli Ağız Kokusu

 

Genellikle bu tip ağız kokuları olan hastalarda teşhis için BT, Parasanal sinüs veya MR istenmelidir. Çevre dokularda, parasanal sinüslerden kaynaklı oluşan ağız kokusu bu tipe girmektedir.

 

 

Sindirim Kanalı Sebepli Ağız Kokusu

 

Özefargustan anüse uzanan sindirim kanalının herhangi bir yerinde aromatik gaz kaynağı bulunuyorsa ve bu durum ağza ulaşıyorsa bu tipe girmektedir. İnce bağırsakta aşırı bakterilerin üremesi de ağız kokusunun sebeplerindendir. Büyük ölçüde dil sırtından gelir. Ancak bakterinin asıl kaynağı ağız içinde değildir. Toplumda en sık rastlanan ağız kokusu sebepleridir.

 

 

Nefes Kokusu

 

Bu bir ağız kokusu değildir, akciğerden gelmektedir. Nefes kokusu iki şekilde meydana gelmektedir.

 

  1. Akciğerde veya alt solunum yolunda bir enfeksiyon var ise
  2. Kimyası değişen kan gazlarının nefesimize karışarak aromatik birleşiklere dönüşmesi sonucunda oluşmaktadır.

 

Bunlar için tedavi yoktur. Çünkü kokunun kaynağı ağızda olmadığı için uygulanan tedavi yetersiz gelecektir.

 

Solunumla dışarı atılan 1200’den fazla gaz vardır. Bu gazların bir kısmı çirkin kokuludur. Bunun en canlı örneği şeker veya gut hastalarında, diyaliz hastalarında, narkozdan çıktıktan hemen sonra, gebelikte girmemekte, tekrar oluşmaktadır.

 

 

Psikojenik Ağız Kokusu

 

Kişinin ağzı kokmadığı halde hastaların titizlikleri nedeniyle ağızlarının koktuğunu düşünmektedirler. Tedavisi ise psikiyatristler tarafından yapılmaktadır.

 

 

Ağız Kokusunun Tedavisi

 

Sürekli kullanılan ilaçlar ise doktorunun bilgisiyle bir hafta ara verilmeli ve ağız kokusunun ilaçlardan ortaya çıkan Tip 4 ağız kokusu olup olmadığı dikkat edilmelidir. Her gün aynı besinler yenmemelidir.  Yediklerinizde ise bir ağız kokusu yapan besimler tespit edilmelidir.

 

Reflünün en sadık belirtisi mide yanmalarıdır. Bu hastaların gastroenteroloji doktora başvurulmalıdır.

 

 

 Fizyolojik Ağız Kokusunu Önlemenin Yolları

 

  • Ağız gargaraları yapılmalıdır. Bunlar tek başına yeterli değildir. Alkol içerikli gargaraları kullanmaktan kaçının. Çünkü içeriğinde alkol bulunması ağız kokusunu arttırabileceği öne sürülmektedir.

 

  • Diş fırçalamadan ve gargara yapıldıktan sonra “diş ipi” ile de destek olunmalıdır.

 

  • Çinko içerikli macunların ya da gargaraların kullanımı da ağız kokusunu da önlemektedir.

 

  • Gece yatmadan hemen önce ve sabah kalkınca dişleri en az iki dakika boyunca fırçalamanız gerekir.

 

  • Bununla birlikte dil fırçalanmalıdır. Genizden dil ucuna doğru süpürme hareketleri ile de dil fırçalanmalıdır. Dilin fırçalanması ise ağız kokusunu azaltabilmektedir.

 

  • Lokmalarınızı iyice çiğnemelisiniz.

 

  • Çok su içmelisiniz. Dilin kurumasını önleyerek ağız kokusu minimum seviyeye indirmiş olursunuz.

 

Ağız kokusunu önlemek için evde uygulanabilecek yöntemler

 

 

Bitkisel Çay ve Limon

 

Biberiye çiçeklerini sıcak suda demleyiniz. Ardından içine limon sıkarak karıştırınız. Bu karışımı sabahları aç karnına ve yemeklerden sonra da içmelisiniz.

 

 

Elma ve Havuç

 

Dişlerin aralarında plak oluşumunu önlemek ve dişlerinizin daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasını istiyorsanız elma ve havuç tüketmelisiniz. Bir yandan ağız kokusunu da büyük ölçüde önlemiş olur.

 

 

Maydanoz

 

Sigara ve alkol kullanan kişilerinde sık sık kullandığı maydanozu çiğ bir şekilde çiğnemek ağız kokusunu önlemektedir.

 

 

Yoğurt

 

Ağız kokusuna sebep olan hidrojen sülfür kokusunu da yok edebilmektedir. bu yüzden günde 3 kaşık yoğurt yemeği ihmal etmemelisiniz.

 

 

Baharatlar

 

  • Anason
  • Kişniş
  • Rezene
  • Karanfil
  • Tarçın
  • Kakule

 

Bu baharatlar ağız kokusunu bastırdığı gibi önleyicisidir.

 

Yukarıda yazdığımız yöntemleri uygulamadan önce doktorunuza danışmanızda yarar vardır. Böylece bu besinlere karşı alerjik bir reaksiyon oluşmasının da önüne geçmiş olacaksınızdır.

Yazar: Tarih: 9 Temmuz 2016 - 3:52:12 Kategori: Ağız Ve diş Sağlığı
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız...
Yorum Yaz:

Etiketler:
Etiketler:, , , ,
İlginizi Çekebilir
Facebook Sayfamız
Google+ Sayfamız